Op. Dr. Şerif Yavuz'un Web sitesine hoşgeldiniz!
Yüz estetiği sonrası şişlikler nasıl geçer ?

Yüz bölgesine yapılan herhangi estetik sonrası şişliklerin iyileşme süresi ortalama minimum 7 gün, estetik derecesine göre burun ve germe işlemlerinde 20-30 gün diğer işlemlerde ve yapılan estetiğe göre süreç uzar veya kısalır. Yüz estetiği olarak bilinen yüz germe sonrası şişlikler nasıl geçer en merak edilen konuların başında geliyor. Yaşlanmanın önüne geçme ve yüz güzelliğinin artması için tercih edilen yüz germe uygulamalarında yüzlerde bulunan çizgiler derinleşse bile müdahale edilerek bunların ortadan kaldırılması sağlanır. Birçok farklı yöntem ile yapılan yüz estetiği sonrası insanların yüzlerinde işlemlerden dolayı şişlikler meydana gelir. Geçmesi için de bir süre gereklidir.

Şişliklerden kurtulmak için neler yapılmalıdır?

Yüz germe ameliyatlarından dolayı oluşan şişliklerden kurtulmak için birçok şeye dikkat etmek gerekir. Bunlar incelenecek olduğu zaman;

  1. Ödem miktarının artmasına ya da oluşmasına engel olmak için tuz tüketim miktarı en aza indirilmelidir. Bol su tüketimi sayesinde ödem oluşumlarının önüne geçilir ve ameliyat sonucu oluşan şişlikler biraz daha hızlı ortadan kalkar.
  2. Yüzlerde ameliyattan sonra 3 gün kalacak olan flasterler açıldığı zaman cilt bakımlarının iyi bir şekilde yapılması gerekir. Doktor kontrolünde belirlenen bitkisel cilt bakım ürünleri ile temizleme yapılması gerekir.
  3. Şişliklerden kurtulmak isteyenlerin ameliyat sonrası vitamin takviyelerini eksik etmemesi gerekir. Hem ciltte bulunan izlerin hem de şişliklerin daha kısa sürede iyileşmesi için gerekli miktarda vitamin alınması şarttır.
  4. Sigara ya da alkol gibi zararlı ürünlerin kullanımı hem şişliklerin daha çok artmasına hem de izlerin daha geç iyileşmesine neden olacaktır. Bu yüzden kullanım yapan kişiler şişlikleri tamamen inip, izleri geçene kadar sigara ve alkolden uzak durmayı tercih etmesi gerekir.
  5. Ameliyatların ardından yüz maskesi kullanımı oldukça önemlidir. Bölgelerde yapılan germe işlemlerinin ardından ciltlerin altında kan birikmesi ve yüz derilerinin yerine oturması için ilk hafta hem gündüz hem de geceleri maske takmak gerekir. İkinci hafta itibari ile maskeleri sadece akşamları takılması yeterli olacaktır. Şişlikler tamamen inip yüzlerde oluşan izler gidene kadar maskelerin düzenli takılması gerekir. Bu maskeler yüzlerdeki kan akışlarının daha rahat olmasını, etraftan gelecek zararlı mikroplardan korunarak daha kısa sürede iyileşme ve şişlik inmesine yardımcı olacaktır.

Belirli adımları dikkate almak ameliyat sonrası şişlik inmesi için yardımcı olacaktır.

Yüz Dolgusu Hakkında Merak Edilenler

Yüz Dolgusu Hakkında Merak Edilenler

Yüz Dolgusu ;Herkes özellikle de kadınlar pürüzsüz, canlı ve genç bir cilde sahip olmak ister. İlerleyen yaş ile beraber yüzde oluşan kırışıklıklar, çizgiler, gözaltı torbaları gibi değişiklikler ise birçok kişi için rahatsız edicidir. Aynı şekilde yüzde yer alan çekirdeksiz yara izleri de kişilerin kurtulmak istediği cilt sorunlardan biridir. Dolgu işlemleri de bu sorunlara pratik, güvenli, görece acısız ve ameliyatsız çözüm sunmaktadır. Bu yazımızda da sizler için yüz dolgusu hakkında merak edilen birçok ayrıntıya değineceğiz.

Yüz Dolgusu

Yüz Dolgusu Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Dolgu maddeleri, hacmini kaybeden dokuları doldurmak amacıyla cilde enjekte edilen tıbbi ürünlerdir. Sığır kollajeni, hyaluronik asit, polimer, yağ grefti, kalsiyum hidroksiapatit dolgu maddeleri en çok kullanılan maddelerdir. Yaşlanma belirtisi olan kırışıklık, ince çizgiler ve sarkmalar haricinde de yüze dolgu uygulaması yapılabilmektedir. Özellikle güneş ışınlarının olumsuz etkileri cildin elastikiyetini kaybetmesine neden olabilmektedir. Dolgu işlemleri ile cilt daha canlı ve daha sağlıklı görünürken yaşlanma belirtileri de yok edilmektedir.

Dolgu tedavisi öncesinde uygulama yapılacak bölge anestezi kremi ile uyuşturulur ve dolgu malzemeleri bölgeye enjekte edilir. Uygulama süresi işlem yapılacak bölgeye göre değişiklik gösterse de ortalama 15-30 dakika sürmektedir.

Cildin daha canlı görünmesini sağlayan dolgu tedavisi, ameliyatsız estetik uygulamaları içerisinde son yılların en çok tercih edilen uygulamasıdır. Yüz germe ameliyatına gerek duymadan sadece dolgu uygulaması ile de başarılı sonuçlar almak mümkündür. Ameliyatlar ile kıyaslandığında daha güvenli, acısız, pratik ve çok daha ekonomik bir yöntem olduğunu söylemek mümkün; ancak kırışıklık ve yüzdeki sarkmaların durumuna göre dolgu uygulamasının yetersiz kaldığı da olmaktadır. Bu durumda yüz germe ameliyatı ile sorun çözülebilmektedir.

Yüz Dolgusu Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yüz dolgusu pratik bir uygulamadır, birçok kişi yüz dolgusunu yaptırdıktan sonra normal hayat düzenine devam edebilmektedir. Uygulama yapılan bölgede iğne batması, kızarıklık, şişlik, hafif morarma yaşanabilir. Bu belirtiler normal karşılanacak etkilerdir ancak dolgu tedavisinden sonra şu konulara dikkat edilmesi gerekmektedir;

  • İlk 24 saat içerisinde makyaj yapılmamalı, alkollü içecekler tüketilmemeli ve spor aktivitelerinden kaçınmalısınız.
  • İlk 14 gün fazla sıcak ve soğuktan korunmalı, güneşe çıkmamalısınız.
  • İlk 7 gün dolgu uygulaması yapılan bölgeye baskı yapılmamalıdır.
  • Yüzdeki şişlik ve morluk gözle görünür şekilde 7-10 gün içerisinde kaybolacaktır.
  • Yüz dolgusu yaptırdıktan sonraki ilk bir ay diş tedavisi ve o bölgeye herhangi bir cilt tedavisi yaptırmamalısınız.
  • Yüz dolgusu uygulamasından sonra bol su tüketmelisiniz.

Yüz Dolgusu

Yüz Dolgusunu Kimler Yaptırabilir?

Yüz dolgusuna ihtiyaç duyan kişiler 20’li yaşlardan itibaren bu tedaviyi yaptırabilmektedir. Hamileler, emziren anneler, cildinde enfeksiyon olanlar ve bu riski barındıranlara dolgu tedavisi yapılmamaktadır. Ayrıca diş problemleri yaşayanlar kişilerin de diş tedavisini tamamladıktan sonra dolgu tedavisini yaptırması tavsiye edilmektedir. Diş ile ilgili acil bir durumda diş tedavisinin yapılması, yüzde baskı ve gerilme nedeniyle dolgunun yerleşimini olumsuz etkileyecektir.

Etkisini Ne Zaman Gösterir?

Yüz dolgusu, uygulamadan hemen sonra etkisini göstermektedir ancak halk dilindeki tabiriyle dolgunun yüze tam oturması yaklaşık 15-20 gün sürmektedir.

Kalıcı mıdır?

Yüz dolgusu kalıcı değildir, dolgu zaman içerisinde etkisini yitirmektedir. Kullanılan dolgu malzemeleri kalıcılık süresini belirlemektedir. Yüz dolgusunda tercih edilen hyalüronik asit dolgular yaklaşık 8-12 ay etkisini korur. Etkisini yitiren dolguların yerine yeni dolgu yapılması gerekmektedir.

Yüz Dolgusu Fiyatları

Yüz dolgusu fiyatları kullanılan dolgu malzemesinin markasına, uygulanan bölgeye, kırışıklıkların derinliğine göre farklılık gösterebilmektedir. Yüz dolgu fiyatları hakkında en doğru ve detaylı bilgiyi doktorunuza muayene olduktan sonra alabilirsiniz. Yüz dolgusu ve diğer işlemler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Siz de yeni bir görünüme sahip olmak istiyorsanız hemen randevu alın
PRP Tedavisi
PRP Tedavisi Nedir, Ne İçin Yapılır?

PRP Tedavisi Nedir, Ne İçin Yapılır?

PRP Tedavisi , Ameliyatsız estetik denilince akla gelen ilk uygulamalardan biridir. Açılımı Platelet Rich Plasma olan PRP tedavisi, estetik uygulamaların yanı sıra birçok hastalığın da tedavisinde yer almaktadır. Teknolojinin ve tıbbın eş zamanlı ilerleyişi, modern uygulamaların yaygınlaşmasını ve herkesin ulaşabilmesini sağlamaktadır. PRP tedavisi de bu modern yöntemlerden birisidir. Günümüzde birçok kişiye şifa veren, yaşlanma belirtilerini azaltarak mutlu eden, daha dinç ve canlı görünmemizi sağlayan PRP tedavisi nedir, ne için yapılır, yan etkileri var mıdır, kaç kez yaptırılır gibi merak edilen konuları yakından inceleyelim.

prp tedavisi

PRP Tedavisi Nedir?

PRP tedavisi; yara izi, cilt lekesi, ileri yaşlarda oluşan cilt sarkması ve kırışıklıklar için kişinin kendi kanı ile uygulanan bir tedavidir. PRP için öncelikle tedavi uygulanacak kişinin kanı alınır ve PRP kitleri ile kanın plazması ayrıştırılır. Sonrasında da tedavinin uygulanacağı alana enjeksiyon yardımı ile vücuda geri verilir. Canlı ve dinç bir cilt sağlayan PRP tedavisi, estetik uygulamaların yanı sıra çok sayıda hastalığı da iyileştirebilmektedir.

Saç dökülmesinden diz ağrılarına, iyileşmeyen yaralardan daha birçok ortopedik rahatsızlığa kadar PRP uygulanmakta ve tatmin edici sonuçlar vermektedir. Ayrıca sivilce lekeleri, çatlaklar, sarkma ve kırışıklıklar, yara izleri gibi cilt sorunlarını cildi yenileyerek tedavi etmektedir. PRP’de vücuda uygulanan plazma, platelet hücrelerinden daha zengin durumdadır. Bu nedenle de iyileştirici gücü daha fazladır.

PRP Tedavisinin Yan Etkileri Var mıdır?

PRP’nin bilinen bir yan etkisi yoktur. Kişinin kendi kanı olduğu için herhangi bir alerjik reaksiyonla karşılaşılması da mümkün değildir.  İşlem sonrasında enjeksiyonun yapıldığı bölgelerde hafif ağrı ve şişlik olmaktadır. Bu sorunlar da ağrı kesici ilaçlar ve soğuk kompres ile birkaç günde giderilmektedir.

PRP tedavisi ameliyatsız estetik olarak da biliniyor. Ameliyatsız estetik denilince uygulanan işlemlerin basit, kolay ya da önemsiz gibi düşünülmemesi gerekiyor. PRP oldukça önemli bir tedavidir ve kesinlikle uzman kişiler tarafından donanımlı merkezlerde yapılmalıdır.

prp tedavisi

PRP Etkisi Ne Zaman Belli Olur?

PRP tedavisini diğer ameliyatsız estetik uygulamaları (dolgu, botoks) ile kıyasladığımızda anında etkisini göstermediğini söyleyebiliriz. Diğer uygulamalarda ilk seansta bile belirgin farklar görülür ancak PRP’nin etkisi zamanla belli olur. Yaklaşık 3-6 ay arasında PRP’nin yarattığı olumlu etkiler görülecektir.

PRP tedavisinden cilt çok daha sağlıklı ve canlı görünür. 3-4 seans sonrasında bu fark dışarıdan da anlaşılır. Ancak PRP tekrar edilmesi gereken bir uygulamadır, aksi takdirde zamanla cilt eski görünümüne dönebilir. 10-12 ay sonrasında PRP’nin yenilenmesi uygun olacaktır.

PRP Tedavisi Herkese Uygulanabilir mi?

PRP tedavisi 18 yaşını tamamlamış sağlıklı olan kişiler yaptırabilir. Ancak aşağıdaki listede yer alan kişilerin PRP tedavisi olması uygun değildir;

  • Kanser hastalığı geçirmiş olanlar
  • Kan, damar hastalığı olanlar
  • Düzenli olarak kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda olanlar
  • Hamileler ve emzirme dönemindeki kadınlar
  • Cildinde enfeksiyon olan kişiler

Yukarıdaki durumları yaşayan ya da sağlık sorunları olan kişilerin PRP tedavisi yaptırması uygun değildir. PRP öncesinde hastaya bu sorunların tespiti için sorular sorulmaktadır ancak siz yine de her detayı hekiminiz ile paylaşmalısınız.

PRP Fiyatları 2021

PRP fiyatları her klinikte farklı şekilde uygulanmaktadır. Kliniklerde PRP tedavisinin standart bir fiyatı da yoktur. Hastanın durumu, cilt özellikleri, kaç seans PRP tedavi uygulanacağı, PRP ile beraber ek işlemlerin yapılıp yapılamayacağı ücreti netleştirmektedir. Bu nedenle hekiminiz ile yüz yüze görüşüp muayene olmadan bir fiyat verilmesi sağlıklı değildir. PRP fiyatları 2021 hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için lütfen bizimle iletişime geçin.

 

Siz de yeni bir görünüme sahip olmak istiyorsanız hemen randevu alın
Yüze Yağ Enjeksiyonu Kalıcı Mıdır?
Yağ Enjeksiyonu Hangi Durumlarda Başarılı Olur?

Yağ Enjeksiyonu Hangi Durumlarda Başarılı Olur? 

Yağ Enjeksiyonu ;Her insanın kendisine özel yağ dokuları vardır. Hazır ve canlı dolgu malzemeleri olmasından dolayı yağ dokularının önemli olduğunu ifade etmeliyiz. Ancak, yaşlanma ve zayıflamaya bağlı olarak vücudumuzun her kısmında olduğu cilt altı yağ dokusunda da birtakım kayıplar meydana gelir. Bir başka deyişle, estetik görünümü düzeltmek adına ivedilikle aksiyon alınmalıdır. Yağ enjeksiyonu; bu noktada devreye giren bir operasyondur. Bu operasyon; yalnızca yağ dokusu eksikliğinde olmamakla beraber birçok doku eksikliğini bilhassa estetik açıdan doldurmayı hedefleyen işlemlerden ibarettir. Bir başka deyişle, dudak dolgunlaştırma başta olmak üzere daha belirgin bir çene yaratılması ve alındaki kemik çukurlarının doldurulması noktasında yağ enjeksiyonuna ihtiyaç duyulur. Yağ enjeksiyonu; son derece faydalı bir uygulama olsa da her şartta başarıya ulaşması mümkün değildir. 

Yağ enjeksiyonunun başarıya ulaşmasını sağlayan birçok faktör vardır. Bu operasyonun bu konuda tecrübeli ve uzman bir doktor tarafından yapılması gerekir. Buna ek olarak, farklı faktörlerin de yağ enjeksiyonunun başarısını etkilediğini söylemeliyiz.

Yağ Enjeksiyonu

Yağ Enjeksiyonunun Başarılı Olması Adına Neler Yapılmalı? 

Yağ hücreleri; plastik cerrahi alanı için son derece önemlidir. Yağ hücresi transferlerinin daha başarılı olmasını sağlamak adına geçmişten bu yana bu amaca yönelik olarak cihazlar geliştirilmiştir. Söz konusu cihazlar sayesinde yağ hücrelerinin herhangi bir travmaya uğramadan alınması sağlanır. Ayrıca, canlılığını kaybetmeden transfer edilen yağ hücreleri estetik operasyonun başarısı adına büyük önem taşır. Ancak, yağ enjeksiyonunun başarılı olması için yalnızca geliştirilen cihazlar yeterli olmaz. Yağ hücrelerinin en doğru teknikler ile doğru bölgelere en doğru miktarlarda enjekte edilmesi şarttır. Bunun yanı sıra, yağ enjeksiyonunun başarısı için işlemden sonra bölgenin bakımı da önemlidir. Bölgenin genel özellikleri de başarıyı etkiler. Bugüne kadar göz altı bölgesine uygulanan yağ enjeksiyonlarında yüzde yüze yakın verim alınırken dudak bölgesindeki uygulamalar genellikle başarılı olmamıştır. Kişinin genel vücut özelliklerinin yanı sıra sigara kullanımı gibi detayların da operasyonun başarısını etkilediğini söyleyebiliriz. Ayrıca, doktorun tecrübelerine dayanarak en iyi işlemi uygulaması da operasyonun başarısını etkilemektedir. 

Yağ Enjeksiyonu

Yağ Enjeksiyonu İşlemlerinde Hangi Süreç İzlenmeli? 

  • Yağ enjeksiyonu; farklı amaçlar ile yapılan bir operasyondur. Bilhassa meme büyütme için yapılmasına sıklıkla rastlanır. Bu tür işlemlerde her memeye en az 300cc yağ hücresinin transfer edilmesi gereklidir. Bir başka deyişle, hastanın bu transfer işlemini sağlayacak yağ dokusunun olması şarttır. 
  • Popo büyütme ve şekillendirme işlemleri için de yağ enjeksiyonuna başvurulur. Bu noktada, her popo yarısına en az 400cc yağ hücresi transferi şart olmaktadır. 
  • Yukarıda da belirttiğimiz gibi dudak bölgesine uygulanan yağ enjeksiyonundan genellikle olumsuz sonuç alınmaktadır. Bu noktada, işlemin başarısını arttırmak adına hastanın çok ince bir dudak yapısına sahip olmaması gereklidir. 
  • Çeneye şekil vermek adına da yağ enjeksiyonu yapılabilir. Ancak, bu tür hastaların çenelerinin çok geride veya çok küçük olması; işlemin başarısını düşüren etmenler arasında yer alır. 
  • Yağ enjeksiyonu için herhangi bir yaş sınırı yoktur. Ancak, bilhassa 55 yaş ve üzeri için uygulanacak olan yağ enjeksiyonu işlemlerinde alt ve üst göz kapağı estetiği de gerekli olur. Bunun yanı sıra, yüz germe işlemine de ihtiyaç duyulabilir. Bahsettiğimiz tüm bu estetik operasyonlar beraber uygulanırsa çok daha iyi sonuç alınacaktır. 
  • Yağ enjeksiyonu işleminin başarılı olması için doktor kadar hastaya da düşen birtakım sorumluluklar vardır. Söz konusu bölgenin temiz tutulması, en az bir hafta boyunca sigara içilmemesi ve enjeksiyon yapılan bölgeye herhangi bir zarar verilmemesi şarttır. 
Siz de yeni bir görünüme sahip olmak istiyorsanız hemen randevu alın
wellness
Wellness Nedir? Wellness Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey!

Wellness Nedir? Wellness Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey!

Wellness ; İnsanların ekonomik ve kişisel sebepler başta olmak üzere kendilerini kötü hissettikleri zaman dilimlerine rastlanır. Bilhassa Covid-19 süreci; insanların eve kapanmalarından dolayı psikolojik sorunlar yaşamasına sebep olmuştur. Bu noktada, wellness adı verilen kavram her geçen gün bilinirliğini arttırmaktadır. 

Yazımızda wellness hakkında merak ettiğiniz tüm sorulara cevap bulabilirsiniz!

wellness

Wellness Nedir? 

Wellness; iyi yaşamak veya sağlıklı yaşamak olarak adlandırılabilir. Bir insanın hayatındaki stres ile başa çıkabilmesi başta olmak üzere iyi bir destek sistemine sahip olması, hayatında denge kurması, düşünceleri ile duyguları arasında gidip gelmemesi; wellness kavramının öne çıkan unsurları arasında yer alır. Ancak, wellness; birçok kişinin zannettiği gibi hasta olmama durumu değildir. Bir başka deyişle, kişinin fiziksel, zihinsel ve sosyal bakımdan da iyi bir birey olması tanımı; wellness için en uygun tanım olacaktır. Tüm insanların kendinden emin ve mutlu birey olması amaçlanan bir husustur. Wellness kavramı da iyi olma halini ifade etmektedir. 

Wellness farklı boyutlara sahiptir. Zihinsel ve duygusal boyutu bulunmaktadır. Kişinin duygularını hissetmesi, kabul etmesi, paylaşması, oto kontrollü olması, iyimser düşüncelere sahip olması, kendine saygılı, güven duyan, halinden memnun birey olması, hayattan zevk alması, bir şeylere merak duyması, dirençli karakterinin olması; wellness kavramının zihinsel ve duygusal boyutunu ifade etmektedir.

Zihinsel ve fiziksel açıdan kendisini iyi hisseden bireyler; kendilerini önemli, güvenilir, sağlıklı hissederler. Başkalarıyla kaliteli bir şekilde iletişim kurmak bu insanlara özgüdür. Empati ve ilgi duymak da yine zihinsel ve fiziksel açıdan yeterli insanların yapabileceği türden eylemlerdir. Ancak, insanların zihinsel ve fiziksel açıdan sağlıklı olmasını etkileyen birçok husus bulunmaktadır. 

 

  • Aile hayatı
  • Hastalıkları
  • Finansal durumu
  • Fiziksel aktiviteleri
  • Uyku düzeni
  • Beslenme detayları
  • Stres seviyesi
  • Çevresi
  • Olaylara yaklaşım tarzı

gibi hususların bu noktada etkili olduğunu ifade etmeliyiz. Bunun yanı sıra, wellness kavramının bir de fiziksel boyutu bulunur. Hastanın kullanmış olduğu ilaçlar, hastalık geçmişi, madde kullanımı, dengeli beslenmesi, egzersiz yapması, düzenli sağlık kontrollerine gitmesi gibi etmenler işin fiziksel boyutunda etkili olmaktadır. 

Düşünsel ve yaratıcı boyutunda ise kişinin edinmiş olduğu yetenekleri, becerileri, öğrenme kabiliyeti ve eleştirel düşünme yetisi belirleyici olur. Sosyal boyutu ise tahmin edilebileceği üzere insanların iletişim yetenekleriyle yakından alakalıdır. Bir başka deyişle, kendisini ve isteklerini en iyi şekilde ifade edebilen, çevresi ve hiç tanımadığı insanlarla dahi sağlıklı şekilde iletişim kurabilen bir insanın sosyal açıdan herhangi bir sorununun olmadığını ifade etmeliyiz.

Ruhsal boyut; insanların hayatın amacını sorgulaması ve inanmış olduğu değerler ile yakından alakalıdır. Bir insan yaşamanın amacını sorguluyor olsa da bir yandan da hayattan zevk almayı bilmelidir. Mesleki boyut; kişinin edinmiş olduğu mesleği, mesleğindeki başarısı, mesleğini yaparken almış olduğu haz gibi etmenlerle yakından alakalıdır. Çevresel boyutu; kişinin yaşamış olduğu çevreyle herhangi bir sorununun olmaması noktasında belirleyici olmaktadır. Sağlıklı bir çevrede yaşayan insanlar; yüksek güven duygusuna sahip olarak hayatlarını idame ettirirler. 

wellness

Wellness ile İlgili En Önemli Detaylar! 

Teknoloji; her ne kadar insanların hayatını kolaylaştıran bir unsur olsa da yine insanları tembelliğe alıştırmasından dolayı negatif etkilere sahiptir. Bu noktada, insanların farkında olmadan sağlıksız hayat şartlarına doğru yönlendirildiğini de söylemeliyiz. Bilinçli veya bilinçsiz olarak her insan daha iyi yaşamanın ve sağlıklı olmanın hayalini kurmaktadır.

Stres seviyesinin kontrol edilememesi, verilemeyen fazla kilolar derken birçok insan çareyi doktora başvurmakta bulur. Fakat, wellness kavramı bu noktada devreye girmektedir. İnsanların daha iyi ve kaliteli yaşaması olarak bilinen wellness; birçok unsur ile kendisini belli etmektedir. 

  • Wellness; insanların yaşam kalitesini yükseltecek her türlü aktivite olarak bilinmektedir. Fiziksel, entelektüel, duygusal, sosyal, ruhsal ve çevresel olmak üzere farklı wellness çeşitlerinin olduğunu ifade etmeliyiz. 
  • Wellness; günümüzde neredeyse her insanın ihtiyaç duyduğu bir kavram olmaktadır. Bilhassa fazla kiloları olan, sigara ve alkol tüketmekten vazgeçemeyen, çok stresli bir hayatın içerisinde olan, spor ile herhangi bir alakası bulunmayan, bağışıklık seviyesi zayıf olan, yapması gereken günlük aktiviteleri yapmakta dahi zorlanan bir insanın wellness’a ihtiyacı olduğu kesindir. 
  • Wellness; daha önce de söylediğimiz gibi insanların kaliteli ve sağlıklı yaşamasıdır. Bu noktada, iyi yaşamak için spor yapmak gerekir. Bir başka deyişle, spor yapmak isteyenlerin bu isteklerini hiçbir zaman ertelememesi şarttır. 
  • Sağlıklı bir şekilde yaşamak isteyenlerin her şeyden önce alkol ve sigara tüketimini bırakması gerekir. Bunun yanı sıra, alkolün sigarayı tetiklediğini hiçbir zaman unutmamak gerekir. 
  • Sağlıklı olmak; insanın yalnızca fiziksel açıdan kendini iyi hissetmesi anlamına gelmez. Bir insanın hem aklen hem de ruhen iyi olması şarttır. Bir başka deyişle, kişinin kendisini depresyona iten etmenlerden uzak durması gerekir. Tembellik; farkında olmadan insanları depresyona sürüklemektedir. Bu noktada, her insanın kendisini tembelliğe iten etmenlerden kurtulması ve silkinip kendine gelmesi gerekir. Sağlıklı bir vücut için sağlıklı bir beyin şarttır. 
  • İnsanların her açıdan kendileriyle barışık olması; iyi bir hayat geçirmeleri noktasında son derece önemlidir. Her insanın kilosu ve vücut şekli kendisine özgüdür. Fazla kilosu olanların başkalarına ait olan diyet programlarını uygulamaktan kaçınması şarttır. Bu tür hususlar sağlıktan ziyade hastalık getirmektedir. Bir başka deyişle, her insanın kendisine uygun bir diyet programı bulması şarttır. 
  • Fazla kilolardan kurtulmak; daha kaliteli ve sağlıklı bir hayata sahip olmak isteyenlerin ilk hedefi olmalıdır. Çünkü, fazla kilolar yüzünden insanların günlük aktiviteleri kısıtlanacaktır. Ayrıca, diğer insanların bakışlarından ve sözlerinden etkilenen birisinin psikolojisi de bu sebepten dolayı bozulacaktır. Bu noktada, insanların ilk olarak ne kadar kilo vermek istediklerini ve hedeflerine ne kadar kaldığını belirlemesi gerekir. Ancak, kilo verme konusundaki hedeflerin gerçekçi olması şarttır. Örneğin, bir insanın iki yılda almış olduğu kiloyu yalnızca iki ayda vermesi mümkün olmayacaktır. 
  • Tam anlamıyla sağlıklı olmak isteyen bir insanın yardımlaşma kavramına önem vermesi gerekir. Bir başka deyişle, evrende yalnız olmadığını bilen birisi aklen ve ruhen kendisini daha dingin hissedecektir. 
Siz de yeni bir görünüme sahip olmak istiyorsanız hemen randevu alın
× Hemen İletişime Geç